Menu
Sizi Anlıyoruz...

Sınav Performansı Arttırma

İnsan gelişimi bilişsel, duygusal, sosyal, ahlaki, fiziksel, kişilik vb. birçok alt boyuttan oluşmaktadır.Gelişimde bütünlük ilkesi, bu alt boyutların birbirleriyle etkileşim içerisinde gelişimlerini sürdürdüğüne dikkat çekmektedir. Bu çerçeveden bakıldığında bir gelişim alanındaki olumlu/olumsuz farklılaşmalar diğer gelişim alanlarına da etki etmektedir. Örneğin bireyin akademik performansında karşılaştığı bir sorun, onun bilişsel, duygusal, sosyal ya da kişilik gelişiminde önemli etkiler yaratabilmektedir.

Çocuğun/ergenin büyürken başarı duygusunu hissetmesi, başarılı ve yeterli olduğuna dair deneyimler oluşturabilmesi, gelişimin birçok alanının sağlıklı olması açısından son derece önemlidir.

Gerek başvuru sayısının kontenjandan fazla olduğu yerleştirme amaçlı değerlendirmelerde, gerekse öğretim faaliyetlerinin amacına ulaşılıp ulaşılmadığının kontrol edildiği düzey belirleme amaçlı değerlendirmelerde sınavlar kaçınılmazdır. Ülkemizde bu amaçla yapılan sınavlar ağırlıklı olarak sonuç odaklı eğitim sistemine dayanmaktadır ve uzun eğitim –öğretim faaliyetleri birkaç saatlik sınavlarla test edilmektedir. Bu sınavlar esnasında birçok hata kaynağının devreye girmesinden dolayı, değerlendirme işlemlerinin güvenirliği olumsuz etkilenmektedir. Bu hata kaynaklarından biri de bireyin sınav esnasında yoğun olarak yaşadığı ve gerçek performansını ortaya koymasını engelleyen olumsuz duygular kaynaklı olmaktadır.Bu sınavlar, çocuğun/ergenin ders esnasında verilen bilgileri ne kadar öğrendiğinden ziyade öğrendiği bilgiyi aktarabilme ve performansını gösterebilme becerisini ölçmektedir.

Birçok kişi, kendisi için önemli bir sınavın ardından soruları inceleme esnasında, sınavda yapamadığı ya da yanlış yaptığı bir soruyla karşılaşınca "bu soruyu nasıl kaçırdım" ya da "bildiğim soruyuyanlış yaptım" gibi tepkilerde bulunmaktadır. Sınav esnasında yapılamayan birçok sorunun sınavdan sonra rahatlıkla yapıldığı görülmektedir. Sınavlarda karşılaşılan bu durum, sınavların yalnızca bilen-bilmeyen ayrımı yapmadığını, aynı zamanda sınav esnasında olumsuz duygularını kontrol edebilen-edemeyen ayrımını da yaptığını göstermektedir.

Öğrenmede zeka kadar sosyal ve duygusal beceriler, olumsuz ya da olumlu deneyimler, genel uyarılmış hali, güdülenme vb. de etkilidir.

Yalnızca öğrenmenin performansa dönüştürülmesinde değil, öğrenmede de duyguların çok önemli bir yeri vardır. Örneğin merak duygusu bir şeyi başlatma, ilerletme ve sonuna kadar götürmeyi, öfke duygusu iddialı olmayı, keyif duygusu yapılan işten, öğrenilen bilgiden keyif alınmasını sağlar ve bu şekilde daha kalıcı ve deneyimsel bir öğrenme yolu açılmış olur. Her duygunun kendine has bir işlevi vardır. Duygu kanallarında olumsuz yaşantılardan dolayı tıkanıklıklar olursa duygular işlevlerini yerine getiremez. Bu da öğrenmeyi ve alınan bilginin niteliğini etkilemektedir.

Bazı durumlarda çocuğun performansını gösterememesinin ve yoğun kaygı yaşamasının nedeni önceden yaşanmış olumsuz deneyimler ve bu olumsuz yaşantılar nedeniyle oluşmuş olumsuz inanışlardır. Olumsuz inanışlar başarısızlığın altında yatan çok önemli etkenlerden biridir. "Ben başarısızım", "ben yetersizim","mükemmel olmalıyım, hata yapmamalıyım" vb. gibi olumsuz inanışlar olumlu yaşantıları ve başarıları görmeyi engeller, kişinin hep olumsuz yönlerine odaklanmasına sebep olur ve keyif alma duygusunu azaltır. Keyif alma duygusu azaldıkça sıkıntı ve rahatsızlık hissi artar. Eğer çocuğun/ergenin" ya yapamazsam", "ya başarısız olursam" endişeleri varsa, var olan performansını yoğun bir kaygı nedeniyle gösteremiyorsa, buna neden olan olumsuz deneyimler ve anılar, aileden ve çocuktan/ergenden alınan bilgiye göre belirlenmeli ve bu olumsuz düşüncelerin kaynakları bulunmalıdır.

Bazı durumlarda anne ve babalar çocuktan fazla kaygı ve tetik durumunda olabilir.Bu durum; anne ve babanın kendi çocukluk ya da ergenlik döneminde yaşadıkları olumsuz deneyimleriyle bağlantılı olabilir. Eğer anne babayı zorlayan çözülmemiş deneyimler varsa;anne babayı rahatlatmak ve kaygı seviyelerini düşürmek için de çalışmalar yapılmaktadır.

Yapılandırılmış Sınav Performansı Arttırma Programı

Önce çocuğun/ergenin yaşadığı performans ya da kaygı durumunun kaynağı tespit edilir. Aileden ve çocuktan/ergenden ayrıntılı bilgi edinilir. Kaygıyı azaltmaya yönelik ya da performansı arttırmaya yönelik İhtiyaçlar belirlenir.

Kaygıya ya da düşük performansa neden olan ya da çocuğun/ergenin sürekli tetikte kalmasına neden olan aile içi iletişim kalıpları varsa problemin kaynakları çalışılır.

EMDR terapisi ile duygu çalışması yapılarak öğrenmenin ve performansın üzerindeki olumsuz duygu deneyimleri azaltılmaya çalışılır ve duygu kanallarındaki tıkanıklıkların çözümlenmesi sağlanarak duygunun öğrenme süreçlerindeki pozitif etkisi arttırılır. Aynı zamanda duygu çalışması uygulanarak duyguların işlevlerini yerine getirmeleri ve çocuğun/ergenin stresli durumlarla daha iyi başa çıkması sağlanır.

Ergenin/çocuğun kendine dair başarısızım, yetersizim, yapamam, hiç hata yapmamalıyım gibi olumsuz ve genellenmiş inanışları ve kaygıyı yükselten olumsuz deneyimleri varsa, EMDR terapisi ile çalışılır. Çocuğa/ergene rahatsızlık veren anılara karşı duyarsızlaşması sağlanarak olumsuz inanışlar olumlu inanışlarla değiştirilir ve kaygı azaltılarak normal seviyeye getirilir.

Çocuğun/ergenin sınav performansını arttırmaya yönelik olarak; önceden yaşamış olduğu olumlu yaşantılarında başarılı ve yeterli olduğu sahneler belirlenir, geleceğe dair olumlu senaryolar birlikte oluşturulur ve bu şekilde çocuğun/ergenin var olan fakat farkında olmadığı pozitif içsel kaynakları güçlendirilir. Yeni pozitif kaynaklar birlikte oluşturulur.

Pozitif kaynaklar, cesaret, başarı, yeterli hissetme, mücadele etme, sorunlar ve aksilikler çıktığında çözüm üretebilme, ilk başta yapamadığı bir şeyi tekrar tekrar yapmaya ve deneyimlemeye çalışma gibi kişinin içsel gücünü kullanmasına dayalı; güçlü ve olumlu tarafta yer alan özelliklerdir.

Neden Sınav Performansı Arttırma?

Çocuğun ya da ergenin okul içinde ve hayatta başarı göstermesi, yeterlilik hissetmesi, duygusal sağlığı ve gelişimi için çok önemlidir. Okul döneminde başarı ve yeterlilik hissedemeyen çocuk; değersizlik duygusu yaşayabilir, okuldan uzaklaşabilir ve öğrenmeye karşı direnç geliştirebilir. Performans arttırma çalışmaları yapılırken, çocuğun/ergenin hayatının sınavdan ya da başarıdan ibaret olmadığını da hatırlamak gerekir. Çocuk/ergen performansını iyi kullanabilirse ve duygusal zorluklar nedeniyle performansı kesintiye uğramazsa daha başarılı, daha yeterli ve mutlu hisseder. Bu çalışmalar yapılırken öncelikli amaç; çocuğun/ergenin başarı, yeterlilik ve değer duygularının geliştirilmesidir. Bu noktada çocuğun/ergenin yetenekleri, farklılıkları, ilgileri de dikkate alınmalıdır. Tek amaç bilişsel performansını üst düzeyde göstermesi olmamalıdır. Öncelikli beklenti, çocuğun/ergenin mutluluğu, üretebilmesi, yaptıklarından keyif alması ve keyif alarak öğrenebilmesi olmalıdır. Başarı ve not beklentisi bu hedeflerin önüne geçmemelidir. Sadece bilişsel gelişim desteklenir diğer gelişim alanları ihmal edilirse bu durumda çok daha farklı duygusal ve psikolojik zorluklar yaşanmaktadır. Çocuğun/ergenin gelişimini her zaman bir bütün olarak ele almak, çocuğun/ergenin ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurarak çok boyutlu bir bakış açısıyla bu durumu ele almak önemlidir. Sınav performansını arttırma çalışmaları; bu çerçevede ele alınan ve sağlıklı bir şekilde gelişimi desteklemek amacıyla yürütülen bir çalışmadır.

Performans geliştirme çalışmaları, sınav performansı dışında her yaştan bireyin çok çeşitli yetenek alanlarında ve kişisel sosyal beceriler kapsamında performansını üst düzeyde gösterebilmesi ve yeterliliğini ve etkinliğini arttırabilmesi için de kullanılır. Bu alanlardan bazıları aşağıda yer almaktadır.

  • Sporda performans geliştirme çalışmaları
  • Tiyatro, müzik, dans gibi sahne sanatlarında performansı geliştirme çalışmaları
  • Sunum performansını geliştirme vb.

Sıkça Sorulan Sorular

Genellikle danışma sürecine başlamadan önce, görüşmelerin ne kadar süreceği, görüşmelerin nasıl olduğu, psikoterapistin/danışmanın uzmanlığı ve deneyimi, psikoterapi/danışmanlık sürecinin yaşanılan problemde etkili olup olmayacağı, hangi psikoterapi/danışmanlık tekniklerinden yararlanılacağı, başka alternatiflerin varlığı, ücretlendirme politikası en sık merak edilen sorulardır. Merkezimizde ilk görüşmelerde süreçle ilgili danışanlara bilgi verilir. Aynı zamanda ilk görüşmelerde ve süreç içinde tüm merak ettiğiniz konular hakkında psikoterapistinizden/danışmanınızdan bilgi alabilirsiniz.

Sınav Performansı Arttırma_1 Sınav Performansı Arttırma_2
Loading