Menu
Sizi Anlıyoruz...

Evlilik Terapisi Nedir?

evlilik terapisiGünümüzde evlilik problemleri konusunda psikolojik destek başvurusu oldukça artmıştır. Bunun sebeplerinden birisi evlilik terapisi profesyonel bakış açısı ve çözüm sağlamadaki katkısının anlaşılması ve bu alandaki terapi yöntemlerinin oldukça gelişmesidir.

Evlilik terapisi konusuna her ne kadar ilgi artsa da bu konuda pek çok bilgi eksikliği ve yanlış beklentiler de varlığını sürdürmektedir. Pek çok çift evlilik terapisinde kimin haklı kimin haksız olduğunun açıklığa kavuşturulacağı, davranışlarının doğruluğunun ve yanlışlığının onlara bildirileceği konusunda yanlış bir beklentiye sahip olabilmektedir. Oysa evlilik terapisinde ilişkide yaşanan sorun her ne olursa olsun, bu soruna katkıda bulunan tüm faktörler araştırılırken, her iki çiftin de kendisine düşen payı anlaması sağlanmaktadır. Güvenli bir ortamda, yargılanmadan ve derin bir anlayışla, neyin değiştirilmesi ile yaşanan sorunların ortadan kaldırılabileceği veya daha doyumlu bir ilişkinin yaratılabileceği ele alınmaktadır.

Çiftlerin evlilik danışmanlığı ile ilgili endişelerden birisi de terapi sırasında eşi tarafından şikayet edilme durumuna düşmektir. Negatif ve çözümsüz olduğunu düşündükleri konuların terapi ortamında tekrar konuşulmasını istememektedirler. Bu kaygıları taşımaları her ne kadar anlaşılır olsa da aslında terapi ortamında bu negatif konular evdeki durumdan çok daha farklı iletişim yöntemleri ile ele alındığından çiftler evdekinden çok daha farklı deneyimler yaşamaktadırlar. Çiftler sorunları konuşurken nasıl bir yöntem ile konuşulacağını ve bu sayede sorunlar konusunda nasıl uzlaşma sağlayacaklarını öğrenmekle terapi sonrasında da karşılaşabilecekleri günlük sorunlarda çok daha hızlı çözüme gidebilecekleri verimli bir yöntem kazanmış olmaktadırlar.

Evlilik terapisi her ne kadar temelde ilişkiye odaklansa da, çiftler kendileri ve partnerleri ile ilgili hiç bilmedikleri pek çok şey fark etmekte ve bu sayede birbirlerini daha iyi anlamaya başlamaktadırlar. Çözümsüz gibi görünen pek çok konuda nasıl uzlaşabileceklerini öğrenmekte ve birbirlerinden ne kadar farklı beklentiler ve bakış açılarına sahip olurlarsa olsunlar bu konularda daha önce hiç görmedikleri çözüm yollarını üretebildiklerini deneyimlemektedirler.

Günümüzdeki yüksek boşanma oranları değişen evlilik beklentileri ile de ilişkilidir. Yirminci yüzyılın son çeyreğinden itibaren evlilik ve ailenin kişilerin sadece cinsel ve kişisel ihtiyaçlarını karşılaması değil, aynı zamanda toplumsal desteğin çökmesi ve sosyal yabancılaşma sebebi ile karşılanmayan arkadaşlık, sırdaşlık, duygusal destek gibi ihtiyaçlarını da telafi edebilmesi gerekmektedir. Çiftlerin birbirlerinden karşılanmasını bekledikleri ihtiyaç listesi epeyce uzun bir listedir. Artan boşanma oranları çiftlerin birbirlerinin artan bu ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını göstermektedir. Çoğu çift evliliklerinin erken aşamalarında “duygusal banka hesaplarını” boşaltmakta ve tükenmiş hissetmeye başlamaktadırlar. Çünkü beklentiler kadın ve erkeklerin duygusal ve psikolojik kapasitelerini aşmakta, hayal kırıklığını kaçınılmaz hale getirmektedir. Artan bu beklentileri karşılayabilmeleri hem kendilerini hem de karşısındaki kişiyi çok iyi tanımalarını ve çatışan ihtiyaçları karşılayabilmeleri konusunda yeni beceriler edinmelerini gerektirmektedir. Çoğu çift bunu kendi aralarında çözebileceklerine inanmakta ve bu sebeple terapiye başvurmakta çok gecikebilmektedir.

Evlilik terapisi ne kadar sürer?

Çiftlerin zaman içinde birbirlerinde açtıkları yaraların onarılması gecikme süresi ile doğru orantılı olarak terapi sürecinin uzunluğunu belirlemektedir. Çiftler kendilerine göre yıllarca pek çok farklı yöntem denemiş ve hayal kırıklığı yaşamış olmaları dolayısıyla terapiye oldukça ümitsiz şekilde başvurmaktadırlar. Oysa çoğu zaman çözüm, çiftlerin hiç akıllarına gelmeyen ve aslında bu zamana kadar harcadıkları enerjiden çok daha az enerji gerektiren bazı püf noktalarının anlaşılması ile gelebilmektedir. Böylece çiftler birbirlerinin yaralarını onarabilmekte ve güvenli ve doyumlu bir ilişkinin mümkün olabildiğini görmektedirler. Evlilik doyumunun artması çiftlerin tüm ilişkilerini olumlu etkilemekte, işte, evde ve sosyal yaşamda sağlıklı ilişkiler sürdürebilmelerini kolaylaştırmaktadır. Bu süreçten en fazla yararlananlar da sağlıklı ilişkileri gözlemleyerek büyüme şansına ulaşan çocuklar olmaktadır.

Bilge Çapoğlu

Bilge Çapoğlu
Uzman Klinik Psikolog/ Aile ve Çift Danışmanı/ Bireysel Danışman-Eğitmen

Loading