Menu
Sizi Anlıyoruz...

Duygu Çalışması

Duygu Çalışması ve Erken Dönem (0-3 yaş) Travmaları Yeniden İşlemleme Çalışması

Erken dönem diye adlandırılan 0-3 yaş dönemi, herkesin yaşantısında belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu dönem, kişinin varlığını sürdürebilmek ve hayatta kalabilmek adına, ona bakan kişilere tamamen muhtaç olduğu bir dönemdir. Bu dönemde, her bebek irili ufaklı bir çok travma yaşamaktadır. Bu bağlamda travma, bebeğin henüz yeterince gelişmemiş kaynaklarını aşan tüm durumları ifade etmektedir.

Beyin gelişimi, kişi yaşça büyüdükçe gerçekleşir. Özellikle 0-2 yaş döneminde korteks (beynin bilinçli, mantıklı tarafı) gelişmeye başlamadığı için, erken dönemde yaşanan olumsuz deneyimler beden hafızasına kaydedilir. 2 yaşla beraber korteks yavaş yavaş gelişmeye başlar. Bebeklik ve Çocukluk döneminde beynin gelişimi devam etmekte olduğundan bebeğin/çocuğun muhakeme etme gücü ve olayları çok boyutlu değerlendirme yetisi yetişkin seviyesine henüz ulaşmamıştır. Bu nedenle olumsuz deneyimler yaşayan bir çocuk, sıklıkla bu yaşantıların sorumlusunun kendisi olduğunu düşünmektedir. Çocuklar olaylara tek boyutlu bakarlar; gelecek algıları henüz gelişmediği için, yaşadıkları durumları hep yaşamaya devam edeceklerini zannederler. Bu durum bir kere kırıldıkları zaman, hep kırılmaktan korkmalarına da sebep olmaktadır.

İnsanlar, yaşadıkları tüm deneyimleri beyinde işlemleyerek kaydetmeye yönelik doğal bir eğilim taşımaktadır. Travmatik dediğimiz sarsıcı yaşam olayları oluştuğunda, bu işlemleme süreci sekteye uğrar ve yaşantılar ham ve işlenmemiş bir şekilde kaydedilir. İşlemlenmemiş bilgi, kaç yıl önce yaşanmış olursa olsun, yaşandığı günkü haliyle kalır ve beyinde tetiklenmeye hazır halde bekler. EMDR, bireye çift yönlü uyaran vermeye yönelik tekniğiyle; bu işlenmemiş anıları yeniden canlandırarak, terapistin desteğiyle sağlıklı bir şekilde işlenmesini sağlar. Yeniden işlemleme; bir anlamda, yeni öğrenme ağlarının oluşması ve var olan sağlıklı ağların güçlenmesi demektir. Böylelikle, travmatik yaşantıların kişi üzerindeki olumsuz izleri de ortadan kalkmaktadır.

Bir olayın travmatik olup olmadığını değerlendirmek için sadece yaşanılan olaya bakılması yanıltıcı olabilir. Olumsuz olay; kişinin, onun için rahatsız edici olan deneyimi kaç yaşında yaşadığı ve bu yaşın gelişim özellikleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bir bebeğin hissettiği korkuyla bir yetişkinin hissettiği korkunun aynı olması mümkün değildir. Dolayısıyla, ebeveynin fark edemediği küçük durumlar bile, bebek tarafından travmatik deneyimler olarak yaşantılanabilir ve sonrasında beden hafızasına bu şekilde kaydedilebilir. Bu yaşantılar, duygu düzenlemesi diye adlandırılan sürecin temelini oluşturur. Duygu düzenlemesi, kişilik yapısının özüdür ve kişinin yetişkinlik yaşamında anlamlandıramadığı zorlukların da altında yatan kök neden olabilir. Bu nedenle, erken dönem travmalarının onarımı kritik önem taşımaktadır.

Erken dönemde beynin çözümleyemediği deneyimler, yetişkinlik yaşamında tetiklenmeye hazır bir şekilde bekler ve kişinin yaşamını oldukça zorlaştırabilir. Çok çabuk öfkelenmek, günlük yaşamda basit olaylara çok yoğun duygusal tepkiler vermek, ilişkilerde veya genel olarak hayatta ne istediğine bir türlü karar verememek, nedeni anlaşılamayan içsel sıkıntılar yaşamak ve bu içsel sıkıntılardan kurtulmayı başaramamak, kontrol edilemeyen birtakım bedensel şikâyetler yaşamak ve bedeni rahat ve güvende hissedememek vb. zorluklar; erken dönem kökenli olabilir. Birçok kişi, günlük hayatta yaşadığı zorlukların nedenlerini ve çözüm yollarını bildiği halde hareket edemediğinden, yapması gerekeni yapamadığından yakınır. Bu “biliyorum ama yapamıyorum” feryadının altında da, gene, bu erken dönem süreçleri ve o dönemlerde yaşanılan zorlanmalar yatabilmektedir.

Protokolü Sandra Paulsen ve Katie O'Shea tarafından geliştirilen duygu çalışması ve Erken dönem travma çalışması, travmaların onarımına yönelik bir danışmanlık hizmetidir. Bu çalışmada özel bir psikoterapi tekniği olan EMDR yöntemiyle çalışılır ve temel duygular ve gelişimsel dönemler üzerine yapılandırılan iki aşamadan oluşur.

Duygu Çalışması

İlk aşama, duygu kanallarıyla ilişkilidir. Panksepp adlı bir bilim adamı, doğuştan sahip olduğumuz yedi temel duygudan (merak, korku, öfke, panik, oyun, bakım/ilgi, şehvet/sevgi) bahsetmektedir. Bu duygular, öğrenilmemiştir, insan doğasının gereği olarak herkeste zaten mevcuttur. Her duygunun beyinde bir işleyiş düzeneği vardır. Bebekleri gözlemlediğimizde, korkmaları gerektiğinde korktuklarını, öfkelenmeleri gerektiğinde öfkelendiklerini görürüz. Bebeklik döneminin diğer dönemlere göre farkı; bu dönemde, korteksin; yani beynin mantıklı, bilinçli tarafının henüz gelişmemiş olmasıdır. Bir bebek korktuğunda bunun korku olduğunu anlayamaz ve isimlendiremez. Sadece hisseder ve yaşar. Bu yaşantı beden hafızasına kaydedilir. Örneğin; korku, bedeni uyarır; kalp atışı artar, kan dolaşımı hızlanır. Bebek, yaşadığı şeyin korku olduğunu, zamanla geçeceğini bilemez; sadece bunu deneyimler. Bu deneyim aşırı zorlayıcı olabilir ve dehşet duygusu yaratabilir. Bunun sonucunda, bebek, kendini korumak için bir takım savunma mekanizmaları geliştirir. Bu savunmalar zamanla kemikleşir ve her ortam ve durumda yeniden aktifleşir. Bu da, ruhsal açıdan sağlıksız örüntülerin zeminini hazırlayabilmektedir.

Duygu kanallarına yönelik çalışmada, bireyin doğuştan getirdiği kabul edilen bu yedi temel duyguyla, sonradan öğrenilen utanç ve suçluluk duyguları üzerinde çalışılır ve bu alanlardaki olumsuz deneyimler, sağlıklı bir şekilde işlemlenerek bünyeye katılır. Bu desteğin ardından kişinin, olumsuz olaylar ve krizler karşısında duygusal olarak baş edebilme kapasitesi gelişmekte, bedensel şikayetlerinde belirgin bir azalma görülmektedir.

Erken Dönem (0-3 yaş) Travmalarını Yeniden İşlemleme Çalışması

İkinci aşama, erken dönem (0-3 yaş) travmalarını yeniden işlemleme çalışmasıdır. 0-3 yaş döneminde meydana gelen ameliyatlar, hastalıklar, kazalar, anne babadan birtakım nedenlerden dolayı uzun dönemli ayrılıklar, ebeveynlerden birinin bebeklik döneminde kaybı, bebeğin yaşadığı fiziksel tehditler, kısacası bir yetişkinin bile üstesinden gelmekte çok zorlandığı deneyimler bebeklik döneminde yaşanırsa; bu bebeğin sonraki yaşamı ve beyin gelişimi için büyük bir risk oluşturur. Hayat boyu kişinin güvende hissetmesini engelleyebilir. Ayrıca, sadece bebeğin yaşadığı travmalar değil, kişinin bebeklik döneminde anne babanın yaşadığı tüm travmalar da anne bebek ilişkisini ve bağlanmayı etkiler. Bu nedenlerden ötürü; bu aşamada gelişimsel dönemler çalışılır. Kişinin geçmişinin, anne karnından başlayarak 3 yaşına kadar olan dönemi, alt dönemlere ayrılır (Örneğin 0-6 ay arası dönem). Her dönem, tek tek, belli bir EMDR protokolü çerçevesinde çalışılır. Böylelikle, söz konusu dönemde beden ve duygu hafızasına yerleşmiş olan olumsuz deneyimler ve travmatik yaşantılar beyin tarafından işlemlenebilir. Bu işlemleme, kişiyi olumsuz deneyimlerine karşı duyarsızlaştırır ve kişideki, bu yaşantılarla bağlantılı rahatsızlık hislerini giderir.

Neden Bu Çalışma?

Erken dönem travma ve duygu çalışması, yetişkinlere, ergenlere ve çocuklara uygulanabilir. Bu çalışma sadece yaşamda zorluk yaşayan kişilere değil, herkese önerilen bir çalışmadır. Bunun nedeni, çalışmanın, yaşamın her alanını etkileyen duygu düzenlemesi kapasitesi üzerine yoğunlaşmasıdır. Evlenme ve çocuk sahibi olma gibi değişim içeren yaşam olayları öncesinde uygulanabileceği gibi; kurduğumuz ilişkilerin kalitesini arttırmak, daha üretken ve doyumlu bir hayat yaşamak amacıyla da böyle bir sürece girilebilir.

Duygu Çalışması_1 Duygu Çalışması_2
Loading