Menu
Sizi Anlıyoruz...

Tükenmişlik Sendromu

tükenmişlik sendromu

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Tükenmişlik sendromu (Burnout); kişinin iş ve çalışma ortamında, yoğun stres altında olması, kendisinden beklentileri karşılayamama durumu, yaptığı işten tatminsizlik hissi,  içsel kaynaklarını tüketmeye başlaması, yorgunluk, isteksizlik, öfke, hayal kırıklığı vb. birçok olumsuz duyguyu ve durumu bir arada yaşadığı bir sendromdur.  

Bu durumda kişinin tüm inancı ve motivasyonu kaybolup yerini ümitsizlik ve negatif ruh halinin almasıyla hayat enerjisinde düşüş gözlenir. Enerjideki düşüşle beraber, motivasyonda azalma, sosyal ortamlardan kaçınma, dolayısıyla kendini çekme ve verimsizlik hali gözlenir. Eğer bu sendromun farkına varılmaz ve müdahale edilmezse kişi depresyona sürüklenebilir.

Tükenmişlik Sendromu Nasıl Geçer?

Tükenmişlik sendromu kendi kendine düzelecek bir durum değildir. Özellikle çalışanlar arasında son yıllarda yaygınlık göstermektedir. Bu durum iş kaybına kadar gidebilecek iş yaşamında çok çeşitli sorunlara, bireysel psikolojik sorunlara ve bireyin aile içi ilişkilerine kadar birçok alanda soruna yol açabilmektedir.

Bu yüzden etkili bir gözlem ve müdahale çok önemlidir. Özellikle erken dönemde fark edilmesi ve neler yapılacağı ile ilgili sosyal destek(aile, arkadaş ve iş ortamı) birey açısından avantaj sağlar. Her hastalıkta olduğu gibi bu sendromda da kesin tanı ve erken müdahale önem taşır.

Tükenmişlik Sendromu Tedavisi Mümkün Mü?

Tedavisi mümkün olan ve son yıllarda özellikle yoğun iş temposu, stres ve çalışmaya bağlı olarak görülme sıklığı artan bir hastalık olduğundan tedavi yolları da gelişmiştir. Tedaviye başlamadan önce kesin ve ayırıcı tanı önemlidir. Özellikle depresyonla karıştırılabilir. Bu konuda en etkili yöntem bir psikiyatrist yardımıyla doğru tanı konulmasıdır. Doğru tanı konulduktan sonra tedaviye vakit kaybetmeden başlanmalıdır. Tedavide iyi bir psikolog, psikolojik danışman, psikoterapist seçimi de çok önemlidir.

Tükenmişlik Sendromu Nasıl Tedavi Edilir?

Öncelikle Kişinin kendi durumuyla ilgili  öz farkındalığa varıp, kendine kaliteli zaman ayırması gerekir. Yaşadığı zorlukları çalıştığı ortama bağlamak ya da sorunu bireylerde aramak, sık rastlanan ve tükenmişliğin şiddetini arttıran durumlardan bazılarıdır. Bu nedenle bu tarz otomatik düşüncelerden uzak durulmalıdır. Kişi, iş ve özel yaşamı arasında denge kurmaya özen göstermelidir. Bazı durumlarda kişilerin içsel inanç sistemleri de tükenmişlik durumunu arttırmaktadır. Yaptığı hiçbir işte kendini yeterli ve başarılı görmeme durumu, mükemmeliyetçilik, sosyal fobi ve bireyin çözümleyemediği olumsuz deneyimler de iş yaşamını çok olumsuz etkilemektedir.

İş ortamında çalışanların iletişiminin geliştirilmesi, kişilerarası paylaşımların artması, sorumluluğun bölüşülmesi, stresle başa çıkma stratejileri belirlemek, kişisel gelişimine önem vermek, eskiden keyif alınan etkinliklerin yeniden yapılmaya başlanması ve yeni etkinlikler keşfedilmesi, yeni hobiler edinilmesi, tatile çıkılması sürecin aşılmasında önemli yer tutar. Ayrıca, bu sorunu yaşayan kişiler kendilerini bazen yardım almak istemeyecek kadar çaresiz ve güçsüz hissedebilirler. Böyle durumlarda, kişinin yakınlarına da önemli sorumluluklar düşer.

Yakınların bu süreçteki desteği önemlidir. Tükenmişlik durumu yaşayan birine çok yüklenilmesi sadece yaşadığı bunaltıyı arttırır. Kapsayıcı ve hoşgörülü bir desteğe ihtiyaç vardır. Bu süreçte profesyonel yardım alınması çok önemlidir. Profesyonel yardımdan kasıt psikolojik danışma veya psikoterapi sürecidir.  Psikoterapi sürecinde öncelikle iş yaşamından kaynaklanan sorunlar ve bireyin kendisinden kaynaklanan sorunlar ayrıştırılır ve bu konularda kişinin çözümler üretmesine rehberlik edilir. Bu yardım alınırken de bu konuda uzman psikolog veya psikolojik danışmanlar seçilmeli ve zaman kaybetmeden sürece başlanmalıdır.

Loading